..............................
28/5/2008
böylemiydi gerçekten?
göremediğim daha kaç yüzün, kaç isyanın vardı?
bilmeliydim, görmeliydim bukadar zamansamadan sonra; gitmeliydim..
Elimde avucumda şimdi bu büyük sevdadan arta,
bir telefon numarası ve bir anahtar kaldı... açmazlarımı açmayan o anahtar...
vurup çıktığım o ev gibi soğuk ve yalan,
kalanı ikiye gideni parçalara ayıran o şey gibi...
pişmanlıktan öte ölüm gibi, ö-l-ü-m gibi...
Kalsan ne yarar şimdi bukadar yıpranmışlıktan sonra,
parmağımdaki prangayı ellerimde kırdıktan sonra,
yumruk yumruk içim "lanet olsun"u heceledikten sonra,
ve bütün bunlara rağmen,
hatalarına hata ekleyen
adına sebep adına bahane adına iyi niyet diyen bir adamla tutturmuşuz "inat" tartışması yapıyoruz..
niye?
söylediklerimi
kararlarımı
kırgınlıklarımı
mimiklerimi
konuşma tarzımı
acılarımı bile inat sanıyor diye....
oysa bilmedin hiç bir zaman
sevilmek tek ve özgürce;
bilinmek gerçekten yargılanmadan;
istenmek zamanında,ordayken ve kalamıyorken alıp götürmek nereye ise...
oysa bilmedin hiçbirzaman inat sevgiden büyük olmaz,
AMA SEVGİ AZALABİLİR ÇOK KIRILDIYSAN!
ÜZERİNE BASILAN OLDUYSAN!
UMURSANMADIYSAN!
YOLUN AÇIK OLSUN....................
Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır