Ne söylenmeliydi?

3/3/2009

ne söylenmeliydi bilmem;
zaten nereye gitmem gerektiğinide bilmiyorum, duysan çok mu üzülürdün? eski bir kitabın arasına sıkıştırılmış,yıllar önce çok önemsenmiş üzerine neler yaşanıp yozlaşmş bir hayatı anlatan küçük bir kağıt gibi duruyor hayaatım orada..ve o kağıt çok küçük geliyordu bir zamanlar ayrılığı taşımaya öyle yazılmıştı, oysa şimdi yaşanılanları kaldırmak daha güç....
durdum... bir adım atmadan önce durdum; çok durdumki okadar yorulmuşuum, üzgünüm haklıydınız diyebileceğim ne çok insanım var artık.. ve artık ne kadar geç kalınmış hayallerim var....
özür dilerim ruhum... seni prensesler gibi uçuramadım..

ne söylenmeliydi bilmem;
gidip bir tipinin arasına karışıp eski günlerdeki gibi bir hayat çalabilrdim kendime;
yada eski bir prenses olabilirdim babamın tahtında...
belkide daha iyi bir seçimle göze alabilirdim herşeyi çekip giderek,
güzel bir ceza verebilirdim hayat sana , bana yaşattıkların için; daha ne kadar kötü olabilirdiki?

ne söylenmeliydi bilmem;
tüm yanlışlar benim olsun , neyi değiştirirki? biliyormusunuz ne kadar çaresiz ve mutsuz olduğumu.. gitmem gereken yolun kısa ve saçmalıklarla dolu olduğunu, hayata geç kaldığında yapamadığın ,cesaret edemedğin seçimlerin yüzünden ne kadar acı çekilebildiğini, biliyormusunuz bu gülen yüzümün ardında sebebi inat olan kocaman korkularımın olduğunu..
etrafımdaki bu dört duvar
bu yanlızlık yüzünden, hergün ağlayarak bir ömrü tüketmenin ne olduğunu...

ne söylenmeliydi bilmem
beni affedin...

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

YARAM

9/1/2009


İçimde bir yara var
kocamancacık, işte orada duruveriyor, savunmasız
bekler gibi birkaç cümleyi
toplamak ister gibi dağılan her bi yanını

İçimde bi yara vardı,yanında bikaç yara daha oldu
dağılıyormu yoksa
dağılınca dağılanlar toplanmıyor ki
duymadı...

dur dedim durmadı
kal dedim canımı yaktı
git dedim oda canımı yaktı

içimde bir yara var
önemsenmek ister gibi sızlıyor
saçmalamak saçmalanmak istiyor
orda kanadığını bilsinler istiyor

çok ağlamak istiyor
çok ağlamak istiyor

....................................................................

üst katından düşüverdi elmam
biri yasakları deldi
buyüzden cezalandırıldık büyük ıhtımal

üst katında bir hastane odasında bırakıcakmısın yanı benı
sırf sıkıldın diye
bunaldın diye
sevdiğini sanıp beni de inandırdın diye
çok kanıyor yaram

çok kanasın istiyor
......................

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Nekadarını konuştuk sustuklarımızın?

18/7/2008

sanki zor tuttum konuşmadım içimde,
saklı bir cümleyi zikretmekten utandımda dilimin ucunda kelimeleri sıkıştırdım
neydi zorum dişlerimi sıkarak unuttum diyeceklerimi
beni suçladıklarınla kendinimi yargılamıştın yoksa?
asıl sorun teslim olmak değil esir olmamak diyen yazar gibi
gururla gereksiz inatları mı karştırdın?
ezmekle ezilmek bir bütün oluşturmaz hiçbizaman unutma,
bedeli değil yaşadıklarının bana yaptıkların...
kötü olmak basit;
olmayı seçmediğimden sanırım, sevemedim bu rolü
istersen öğretebilirim;
acıyı acı verene çektirteceksin
sevmeyi bilmiyorsan sevmeyeceksin
mutlu olmak için önce mutlu edeceksin
sonunda isyan ettiyse karşındaki kulak vereceksin
hatanda ısrar etmek yerine onu doğruya çevirmeye çalışacaksın

ve bütün bunları sen yap demek yerine önce kendin yapabileceksin!

zor tuttum içimde
söyleyemezmiydim birkaç kelime
tıkayamazmıydım sanıyorsun

belki yanlış bir karar verdim
şimdi anlıyorum

bu yüzden belkide hiç haketmedin sustuklarımı......

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

.............

17/7/2008


henüz verilmiş bir kararın ardındaki pişmanlığı çağırıyor gözyaşlarım;
apar topar salıveriliyorum diğerlerinize,
birkaç kelam daha suçlanmak için yargısız,
oysa henüz tuttum ağlamaklı çığlığımı içimde..
bir ağlasam pahalıya malolacağım..............

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

BENİ AZIM-SAMA!

9/6/2008

 

BİR YANILSAMA OLMALI ZAMANDA; BURDA OLMALIYDIN,SEN OLMALIYDIN...

BİR KAYIPSAMA OLMALI ZAMANDA; ORDA YOKKEN,BURDA OLMALIYDIN..

BİR AZIMSAMA OLMALI ZAMANDA; VARLIĞINI TADMALIYDIM...

BİR KIRGINLIK OLMALI ZAMANINDA; BURDA VARLIĞINLA ORDA YOKKEN TAM OLMALIYDIK...

BU YÜZDEN BENİ AZIM-SAMA! İSYANIM BÜYÜK SENİ YAKMALIYDI,OLMADI...

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

..............................

28/5/2008

 

 böylemiydi gerçekten?

göremediğim daha kaç yüzün, kaç isyanın vardı?

bilmeliydim, görmeliydim bukadar zamansamadan sonra; gitmeliydim..

 

Elimde avucumda şimdi bu büyük sevdadan arta,

bir telefon numarası ve bir anahtar kaldı... açmazlarımı açmayan o anahtar...

vurup çıktığım o ev gibi soğuk ve yalan,

kalanı ikiye gideni parçalara ayıran o şey gibi...

pişmanlıktan öte ölüm gibi, ö-l-ü-m gibi...

 

Kalsan ne yarar şimdi bukadar yıpranmışlıktan sonra,

parmağımdaki prangayı ellerimde kırdıktan sonra,

yumruk yumruk içim "lanet olsun"u heceledikten sonra,

ve bütün bunlara rağmen,

hatalarına hata ekleyen

adına sebep adına bahane adına iyi niyet diyen bir adamla tutturmuşuz "inat" tartışması yapıyoruz..

niye?

söylediklerimi

kararlarımı

kırgınlıklarımı

mimiklerimi

konuşma tarzımı

acılarımı bile inat sanıyor diye....

 

oysa bilmedin hiç bir zaman

sevilmek tek ve özgürce;

bilinmek gerçekten yargılanmadan;

istenmek zamanında,ordayken ve kalamıyorken alıp götürmek nereye ise...

 

oysa bilmedin hiçbirzaman inat sevgiden büyük olmaz,

AMA SEVGİ AZALABİLİR ÇOK KIRILDIYSAN!

ÜZERİNE BASILAN OLDUYSAN!

UMURSANMADIYSAN!

 

YOLUN AÇIK OLSUN....................

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

MARYA -4-

14/4/2008

-4-

Çok geç değildi.. Belki saat birazcık hızlı ilerlemişti hepsi bu.. bir kadeh şarap daha içeyim tamam dedi içinden.. oysa şarabı hiç sevmezdi ki..

İçmek onun için değildi aslında.. yani üzerine ne tam şıp diye otursa özü o değildi aslında.. yani içmek cok yakışsa o ızmeyı sevmezdı,şımarmak uzerınde ıyı dursa aslında daha katı ve sert bı mızacı vardı..ne otursa uzerıne eskıden hep başkaydı işte..

Marya gözlerının doldugunu hıssettı boyle zamanlarda kendını tutamazdı o,yanı akar gıderdı gozyasları belkı saatlerce hatta sonunda neden agladıgını bıle unutabılırdı.ama bu kez unutmayacaktı.. sureklı beynını kemıren bırseyı nasıl unutabılırdıkı.. kendıne bıle ıtıraf etmesı guctu içinde yasadıklarının suan..

Kalktı..

Salonun camına yoneldı..

İşaret parmagıyla bir yuvarlak cızdı cama.. işte burası dedi..

Bu kucuk vıraneydı yasam..

Iste bu kez tamda benlıgımdı.,orada bıraktım cıkarken...

O an gozunun onune geldı,dıgerlerı dururlarmı?

Bır anı geldımı bırkez kurtulusun yoktur zaten..aynen oyle oldu.. saatler hız ın otesınde ıslıyordu marya umursamıyordu..

Anılar hızla gecıyordu marya aglıyordu

En kotusude dedi..

Bu kez yuksek sesle konusuyordu,bıraz mahoş bır ses tonuyla,iç çekerek biraz..

En kotusude;

Biliyorum o evde butun benlıgımı bırakıp cıktıgımı asla bılmeyeceksın..yasadıgım butun hoslasmaların,hatta bunların otesının,hatta opuşlerın hatta utanmadan opuslerın otesıne gecıslerın belkı bınlerce kez kendımı kandırmak ısteyıpte yapamadıgım butun yasanmıslıkları bır hata kabullenıp gıdeceksın,gıt de zaten..

Fakat bu gıdışlerın ıcınde bırtek dogruyu bılmeyeceksın..

Ben yanlızca sana dokunurken

Senı severken

Senı solurken

Senı hıssederken ben olabıldım.ıkı yarımdan tam cıkarmadım ama,yanlızca tam olmanın ne anlama geldıgını ogrendım..

Sımdı dersınkı bana sen ama sen....

Ben sensız her gunumde bıraz daha eksılmemek ıcın yanı oncelerı

Sonradan eksıgı sıfıra ındırmek ıcın cabaladım..

Artık bunca gunahla ben yanlız yasamak ıstıyorum..

Affedılmemek olmayacak asla uzuntum,sebdeb yana bır uzuntumde yok zaten.. fakat bil yalvarırım senı cok sevdım ben..

 

Marya basının dondugunu hıssettı,bırazda yorgundu sankı uyumak ıstedı.. kadehı yanıbasına koydu ve tum bu sozledıklerını bırdaha toparlayamayacagı ıcın Allah’a bunları duymus olması ıcın dua ettı.. ha bırde

Tesekkur ettı...

 

 

Marya odasında onun ıcınde bır armagan bırakmıstı tabıkı gıtmeden,onu anımsatan tum anıları resımlerı cıceklerı cerceveyı sakladıgı bır kutu hazırlamıstı bırde mektup vardı ıcınde..

Şöyle yazıyordu..

“biliyorum bu sonu hiç beklemıyordun,kızmıssındırda bana bılırım buda hayatımın son yanlısı olsun dıyelım.. Tanrı ya dua ettım bırgun ona anlattıklarımı duyacagından emınım.hayatıma bır roman yazmak ıstedım romana ıntıhar ıntıhara kendımı yazmak ıstedım.bırde senı çok sevdım”

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

MARYA -3-

14/4/2008

Yabancı dedi kendine..

Az önce yoğun bir günün nasıl bittiğine şaşırarak hızlı adımlarla evine dönmüştü..

Belkide yürüken ne kadar çok yabancıyla karşılaşmıştı,hayatının hıcbır kıyısından haberdar olmadıgı ınsanlar gecıp gıtmıslerdı kendı yasamlarına.. onların yerınde olmak ıstermıydı?

Ne ıstedıgını bıle bılemez olmustu son gunlerde..

Oyle ya bır dostu ona oyle deme durdugun yerde ıyı duruyorsun saglam basıyorsun desede,herkes o dostu gıbı dusunmemıstı cogu zaman..

Pekı neden boyleydı...

Gormuyorlarmıydı gercekten yoksa hatayı kendınde mı aramalıydı bılememıstı..

Zaten ınsanıda bu cevapsız sorular yıyıp bıtırıyordu ya..

Senelerdır yasıyordu bu cevapsızlıgı...

Yıne getırmıstı ıste aklına...

Herkes maryadan bahsedıyordu, marya o ndan..

Ne cansıkıcı bırseydı bu Allahım.. yanlıs gıden bırseyler vardı ıste..

Azonce yolda yaptıgı konusma bır gece oncesının yansımasıydı ıste.. her defasında o nun tarafından yargılanmak zoruna gıdıyordu.. onu sevenlerın kendı tarafından yargılandıgında zoruna gıttıgı gıbıydı ıste.. nasıl bır duygu hıssedıyordu..

Ne yapsa ne etse olmuyordu ıste..

Aslında ıstenmıyordu belkıde..

Yada bırılerı guzel oynuyordu...

Çoçukken aglamak bıle dokunmazdı ıste sezen aksu genclıgınde soylemıstı bunu... bır gece once yıllar once umudunu kestıgı kımı zaman nefretle bahsettıgı nefretın bıle zaman zaman askı dogurdugu seneler sonra ona gerı donen; yada döndüğünü zannettıgı – herzamanki gibi, yanı cunku ne zaman maryaya onu sevdıgnı soylese bır gun ıyı ertesı gun hıcbırsey olmamıs gıbı davranırdı, belkı marya aramasa aylarca aramayabılırdı- ama ılk kez sakın olmayı ıstedıgı kişyle konusuyordu, oyle bır tavrı vardı kı ama marya ya karsı sankı, ıstemıyorda zorlanıyor gıbı , yada bahane aramak ıcın yer kolluyor gıbı..

Marya bunları ınkar ettı ıcınden...

Yanı ınakar etmedım de dedi içinden.. sonra gözleri doldu hadı ıtıraf et dedi kendine dogruydu işte..

O nun sureklı maryanın begenılmeyen haraketleri diye tabir ettiği, mesleğiyle özdeşleştirip  vurmayı en ıyı yerden becerdiği kesindi işte...

Oysa marya oturdugu her koltuga statusunun kımlık kartını koymayı sevmiyordu, ama erkekler dedi içinden oynanmak istiyorlar...

Bu kez okadar sınılenmıstı ki, kimse kimseyi yargılama hakkına sahip değil herkes once kendine sahıp cıksın. Diyip kapatıverdı telefonu...

Sonra oturup bır koseye zırıl zırıl aglamıştı...

Kendine inanamıyordu, bir insanın hayatını bukadar cabuk seri bir cinayetle 4  senedir mahvetmesine seyirci kalıyordu ve üstelik içinden geçen hiçbir seyı daha soyleyememıstı soyle bagıra bagıra.. ve emindi ki; marya yı gercekten ıyı tanımıyordu...

Cunku buna hıc ızın vermemıstı...

Bugun yıne zorlayarak kendını, hadı dedı ıcınden

Hadı unut bırkere dusunmekten vazgec, bır kez olsun kin duymadan üzmeden kendınıde oyle davran..

Marya ınandı kendıne... numarayı cevırdı ve yeşil tusuna bastı telefonun...

BURDAN sonrası ıcın beynı garıp yanılsamalar yapıyordu artık...

Dusunmek ıstese nerden baslıcagını bılmıyordu, dusunmese ıcıne dert  olur dıye korkuyordu.. bılemedı....

Tek bıldıgı haklı olduguydu.. bu kez ızın vermeyecektı...

Madem hayatına yenı bır yolvermıstı

Degısmıstı bu kez..

Izın vermeyecektı...

Yabancı dedı kendı kendıne...

Kalbıne en yakın aslında en yabancındır belkıde...

Ve belkıde hep yabancı kalmalıdır...

EVET DEDİ İÇİNDEN..

YABANCILAR İÇİN HEP KOLAYDIR HAYAT,MADEM ONUN İÇİN BUKADAR BASİT ARTIK YABANCI KALMALI..

KALBİYSE BUNDAN BÖYLE 3. TEKİL ŞAHIS....

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

MARYA -2-

14/4/2008

-2-

“Sakin olmalıyım” diye düşündü.Büyük kararlardan önce beklenmeliydi.Aslında hayatında hiç büyük karar almamıştı belkide.Öyle ya büyük kararlar büyük değişimler getirmeliydi.Oysa yanlızc kapıcı karısı olarak hatırladığı kader asla buna izin vermemişti.

Kağıtları toparladı,kenara koydu.Bilgisayarın ekranına uzun uzun bakakaldı.Sonra derin bir nefes aldı.Yine bir yığın cevapsız arama ve mesaj vardı.Telefonu kapatmak istedi biran ama sonra kapatmadı.Belkide ona bağımlı yaşıyordu.Mesajları okudu sildi,cevapsız çağrıları da,sonra çantasına usulca bıraktı.

Solgun görünüyordu ama yinede güzeldi.İnce belini saran beyaz bit hırkası vardı üzerinde,kahverengi bir pantolon,sivri burunlu,topuklu ayakkabıları tamamlamıştı kiyafeti.Ama o,kendini kemersiz alacası olmayan bir elbise gibi hissediyordu.

“Bir kahve içsem geçer” dedi içinden

Ondan da vazgeçti.

Ofisten çıkalı 5 dakika olmuştu ama topuklarının sesi hala koridorda yankılanıyordu.Hayat kadar ağır işliyorum diye düşündü ama zaman hızlıydı yine.

Kapıcı karısından öte birşeydi yani kader.Gülümsedi.

-İyi akşamlar Mehmet bey

-İyi akşamlar Marya hanım,yine harika görünüyorsunuz.Bu hayat sizi hiç yormuyor.İmreniyorum.

Teşekkür etmek istemedi nedense.O güzelliği örten evcil acılarım var benim diyip,şöyle oturup ağlasa merdivenlere,amma aciz görünürdü hani..İhtiyacıda yok değildi ama güzellik konusunda herkesin hem fikir olmuş gibi aynı şeyleri söylemesi canını sıkmaya başlamıştı artık.Güzel olmak istemiyordu.Kalabalık olmak istiyordu..

-Size de hayat hiç uğramamış gibi aslında,şanslı birisiniz.

Mehmet bey gülümsedi.

Yaklaşık 4 senedir bu plazanın genel müdürüydü ve kırlaşmış saçına rağmen oldukça karizmatik görünüyordu.

Marya,hayatının dışında kalan insanların neler düşündüğünü,neler hissetiğini,nasıl duygulara sahip olduklarını hep merak ederdi.

Mesela şimdi Mehmet Bey karşısına çıkıp”Bu hayattan çok sıkıldım,ben kendimi bulmaya himalayalara gidip meditasyon yapacağım diyen,ince topuklu makyajlı jiks hatunun özgürlük fikrine ne tepki verirdi acaba?”

“Deliriyorum galiba” diye düşündü..

Herkes onun gibimiydi? Değildi! Yani en azından genel kanı bu yöndeydi.”Herkes aynı doğar” dedi içinden

“Sosyal çevre faktörü !”

Evet Marya hayatının gidişatının bir anda nasıl değiştiğine şahit olmuştu çoğu kez.Yabancıda değildi.

“Kavşaklar” dedi

Kavşağa gelmişti.Karşıdan karşıya geçerken gözü arabalara takıldı.Tanıdık bir plaka bekliyordu belki de.

Sonra inkar etti.

3.şahısın kendini inkar etmesi gibi değildi.

Birtek kendini yalanlarken 1.şahıs olduğunu hissetti.

Yabancıladı kendini.Diğerleri gibi..

 

 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

MARYA -1-

14/4/2008

-1-

Marya..

Tam adı buydu sanırım..

O kadar ince çizgileri olan bir yüz hattı vardı ki,onu hemen seçebilirdiniz uzaklardan..

Her ismin altına yazılabilirdi kolayca.. Pekte tanıdık, pekte yabancı aslında..

Her kimlige büründürebilirdiniz onu,o kadar dogal davranırdiki çünkü,yürürken bile;bir şehzade kızı mesela.. salına salına..

Yada bir burnu havada kolej kızı oluverirdi hemen, bakışlarınızı hissettiğinde..

Bir fahişe bile olabilirdi kolayca mesela..

İstenilen yada istenilmeyen ayırd edilmediğinde,her kimliğe bürünebilirdi.

Marya...

Tam adı buydu evet..

Hüzünlü bir duruşu vardı aynı zamanda.. sanki çok yaşamaktan yorulmuş gibiydi oturunca hafiften kamburlaşan sırtı.. sankı çok yük taşımışta eğilmiş..

Marya...

Hem çocuk, hem genç kız, hem olgun bir kadın edasını aynı anda taşıyabilen tek kadın...

Doğruları bile kolayca yanlışa saptırabilecek kadar saf, yanlışları doğru yapabilecek kadar akıllı bir kadın...

Her kimliğe büründürebilirsiniz onu..

Ama o kendini ömrü boyunca hiçbir kimliğe ait hissetmedi..

Bugünde her zamankinin aksine daha bir hırçındı nedense..

Gerçi değişen birşeyde yoktu etrafında ama dünyanın dönüyor olması ve insanların biryerlere yetişir gibi koşuşturması onun için bir olaydı zaten.. hoş! onlarıda anlayabilmiş değildi ya..

Kendini eksik hissetti birden, yetişecek bir yerim bile yok diye düşündü..

Düşünülecek,yapılacak o kadar çok işi vardı ki aslında ama hiçbir zaman geç kalırım korkusuna kapılmamıştı bugüne değin.. Yanlışmı yapmıştı yine? “Aman” dedi içinden.. Artık düşünmek istemiyordu.. Yeterince düşünmemişmiydi bugüne kadar herşeyi? Ailesi için kurulu düzenini bozup gelmemişmiydi buralara kadar? Şimdi bu parasızlıktan bile sorumlu tutulacak birileri vardı devleti,patronu yada ailesini suçlayabilirdi..

Ama aslolan kendi hayatını yaşayamamış olması değilmiydi? Neçok istemişti oysa,ama hayatı hep başkasının paltosu gibi kısa,dar ve küçük geliyordu..

Artık bunları düşünmesi kadar büyük bir yanlış olmayacagnı düşündü..

Hep düşüncelerdi zaten hayatına yön veren..

O ne derdi? Bu kimle görürdü? Acaba onu severlermiydi?

Evet ya benim sevilmek gibi bir kaygım var diye düşündü..Sevilmeyi seviyorum,sevilmeme duygusu bile yeterince korkunç olabiliyordu çünkü zaman zaman.. Mesela bazen arkadaşlarından biriyle tartışsa,dünyanın en yanlız,en kötü,en uyumsuz insanı hissediyordu kendini..

Yanlızlık dedi içinden..

Hem korktuğu, hemde dışardan görünenin aksine içinde bizzat içinde, evet tamda ortasında bulunduğu bir yerdi..

Ne lanet bir yerdi,hem nefret ettiren hemde sevindiren..

Güldü kendine sonra.. hem hemlerin arasında bir insan olmayı nasıl başarıyordu sahi?:)

Konuşmak daha kolay yazmaktan dedi, işinden basını kaldırarak,en azından kelimelere yetişebiliyorsun.Kesmeden..

Sonra “aman” dedi içinden..

Anlaşılmayacaksa konusmanın ne anlamı var?

Ama hayatıma bir hikaye yazmak isterdim diye düşündü.. Bunu mutlak bir güçle istedi içinden, hissetti..

Bir roman dedi usulca..

“Ama romanımı yazsaydım 3. bir şahısın ağzından yazardım”

Yazardıda..

İyi yazardı hanı..

3. tekil şahıs dedi tekrar içinden..asıl sorunu buydu işte..

kendi hayatının 3.şahısı olmak...

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
« Önceki -

BİR ÖMÜR

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım

Designed by In Obscuro